Nokia Siemens Networks (NSN)

Mobil iletişim ve multimedya cihazlarından dünya lideri iki isim birleşti. Bu ortaklık sayesinde her iki şirketin de ürün portföyü ve dünya genelindeki yaygınlığının dört kat artması bekleniyor. Ortaklık sonucunda sabit mobil iletişim ağları altyapı ve hizmetlerinde de pazarın büyük bölümüne hâkim olmayı hedefliyor. Pazar payı verileri NSN’in mobil altyapı ve hizmetler alanlarında ikinci, sabit altyapı ve genel telekomünikasyon altyapısı pazarlarındaysa üçüncü en büyük firma olacağını gösteriyor.

Wall Street Journal da yer alan habere göre birleşmenin değerinin 31,6 milyar doları bulacağı ifade edildi. Nokia Siemens Network şirketinin merkezinin Nokia'nın merkezi Finlandiya ve başkanları da Nokia network bölümü başkanı Simon Beresford-Wylie olacağı belirtiliyor.

Etiketler: , , , ,

Invented in China in, Made in China Out!

Tekstil sektörümüzün korkulu rüyası çekik gözlü minik dev adamlar, bu güne kadar gelen Made in China ibaresinden sıyrılmaya çalışıyorlar.

Çin’in son dönemdeki hedefi, kimlikleri haline gelen “Made in China” ibaresini Invented in China “Çin İcadı” ile değiştirmek. 1999dan bu yana her yıl yaklaşık % 20 oranında artan Ar-Ge harcamaları ve buna bağlı olarak teknolojideki gelişimleri ile Çinliler ürünlerini artık “Çin İcadı” ibaresi ile etiketlemek ve kendilerine yeni bir kimlik oluşturmak istiyorlar. Bu hedeflerine ulaşmak için de çekirdekten yetiştirilmek üzere gençleri hedef alan çalışmaları var.

Geçmişte kağıt, barut, matbaa, pusula icatlarından sonra derin bir sessizliğe gömülen Çin üzerindeki ölü toprağından sıyrılacağı ve hatta birkaç yıl içinde icatlar konusunda dünyanın önde gelen ülkesi ABD nin de önüne geçebileceği düşünülüyor.

İcatlar ve Patent tescilleri, önümüzdeki yıllarda Çin için iyi bir ivme kazanacak
gibi görünüyor. Bu konuda benim de bir dileğim var; Çin Marka Tescil sürecinin iyileştirilmesinde yeni yöntemler izlenmesini ümit ediyorum. Çin de bir markanın tescile bağlanması yaklaşık 5 yılı buluyor. Bir markanın korunma süresi 10 yıl olan Çin’ de, marka tescilinizin kesinleşmesinden 5 yıl sonra markanızı yenilemek zorunda kalıyorsunuz. Maalesef o değerli ilk 5 yılınızı müracaat aşamasında harcamış oluyorsunuz çünkü markanın korunma tarihi tescil edildiği tarihten itibaren değil müracaat edildiği tarihten itibaren 10 yıl olarak hesaplanıyor.

Türklerin icatlar alanındaki durumuna bakacak olursam; çoğu Türk evladı gibi ben de “Kurcalama bozarsın, elleme kırarsın” azarlamaları ile büyüdüm. Türkiye olarak icat konusundaki geri kalmış hallerimizi ben kesinlikle bu azarlamalara bağlıyorum. Çin ile ters olarak bizim yeteneklerimiz daha küçükken engelleniyor. Yine de sevindirici bir haber olarak Üniversitelerimizde patent derslerinin okutulması güzel bir gelişme. Fakat ilköğretimde gösterilebilecek icatlar üzerine derslerin hatta atölye çalışmalarının çok daha etkili olacağına inanıyorum…

Etiketler: , , , ,

"Schiller" Emin ve Güçlü Adımlarla Geliyor…

Bir fincan kahvenin 40 yıllık hatırına hürmeten, kahve hizmetlerini sunan zincirler gün geçtikçe artıyor.

Starbucks, Gloria Jeans ve hatta Cafe Crown’ dan sonra yeni bir marka ile tanıştık. İstanbul’ da iken Cevahir’in üst katında Schiller’in açıldığını gördüm. Aynı gün içinde Mecidiyeköy’de de cafesini. Marka henüz Bursa’ ya gelmedi. Şu anda Türkiye için sadece İstanbul’da hizmet veriyor.

Konu ile alakalı olarak, Infomag dergisinin Ağustos yayınında okuduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

Türkiye’ye Schiller markasını getiren, Brok Gıda Yönetim Kurulu BaşkanıcMert Sakallıoğlu olmuş ve röportajında şöyle bir açıklama takılıyorum;

“Starbucks, Gloria Jeans ya da Schiller gibi zincileri biz yıllar önce kurmuşuz zaten. Aslında Avrupa ve ABD’ liler bizim kültürümüzü bize satıyorlar. Ama Türkiye’ de de Kahve Dünyası gibi yerli zincirlerde oluşmaya başladı”.

Starbuks Amerikalı, Gloria Jeans Avustralyalı, Schiller ise Almanyalı bir marka. Markaların menşelerine baktığımızda Mert Beyin dediği gibi Avrupa ve Amerika karışımını görüyoruz. Yalnız, gizli kalan ve bahsedilmeyen bir gerçek var ki Schiller markası Almanya’ da yaşayan bir Türk’e ait; Önder Oğuz.

İkameti Türkiye’ de olmasa bile, dünyanın neresinden çıkarca çıksın bir Türkün başarısı bana büyük haz veriyor hele ki yükselen başarı grafiği olan bir markanın Türkiye’deki müracaat işlemlerini gerçekleştiren kişi olarak ayrıca onur duyuyorum.

Ne mutlu Türküm diyene!

Etiketler: , , ,

Teknolojinin türkçesi(!) Second Life' da...

Nedir ne değildir pek bir bilgim yok, çok da merak etmedim ama bir SECOND LIFE furyası aldı başını gidiyor. Bir ara LOST esintisi alabora etti her yeri. Neyse ki yaz dönemine girdi de sular duruldu. Onu da hiç izlememiştim zaten.

SECOND LIFE'a burada yazı yazmak için bir göz attım. Ama gördümki insanlar hayatlarını sanallaştırmakta çok istekli ve gerçek hayatta sahip olamadıklarına burada sahip olmaya çalışıyorlar.

Şu anda Second life'a katılan ve burada yaşanların sayısı 7.2 milyona ulaşmış ve buna her ay ortalama bir milyon katılımcı daha ekleniyor. Kendi değişleri ile orası bir Yaşam Simülasyonu.

Tüm dünyayı etkisi altına alan SECOND LIFE oyunu, marka sahiplerini de harekete geçirmiş. Şöyle ki; Second Life'da ada satın alabiliyor, ürünlerinizi tanıtabiliyor ya da bir iş yeri açabiliyorsunuz. Pazarlama mecraları artık bu denli farklılaşıyor.

Nedense bu tarz girişimlerde Türk ürünlerinin katılımını çok sonralarda görürdük. Ama Second Life'da “VESTEL” ada satın aldı. Hatta firma 2010 yılının bayi çözümlerini burada segilemeyi düşünüyormuş. (merak edenler için 72 dönümlük bu adaların fiyatı 1675 USD ve aylık 300 USD lik de masrafları oluyor).

Evet, gerçekten böyle bir alanda bir Türk firmasını görmek güzel. Çünkü Adidas, Nike, Intel, Cisco, Sony, BMW gibi birçok dünya markası bu alandaki potansiyeli görüp çoktan yerlerini almışlar.

Peki madalyonun diğer yüzüne bakalım: maalesef Vestel üreticileri kendi uyruğundaki insanların tepkilerine o kadar duyarsızlar ki, slohanlarında Türkçeyi yanlış kullanıyorlar diye her yerde forumlar yayınlanıp Türk Dil Kurumuna şikayet bile edildiler. Kaldı ki bu firma kendilerini "Teknolojinin türkçesi" diye lanse ediyorlar ama neden Teknolojinin Türkçesi Türkçe bir kelime değil? Nedir ki Vestel’ in anlamı?. Sitelerinde o kadar dolaştım ama tarihçeleri hakkında ya da isimlerinin nasıl ortaya çıktığı hakkında bir bilgiye ulaşamadım.

Evet, geniş Ar-Ge çalışmaları yaptıkları ortada bunun hakkını vermek gerek ama bazı şeyleri doğru düşünüp yanlış uyguluyorlar. “Gençler haklı Vestel farklı” dediler, genç nesli hedef aldılar ama genç nesil de öyle bilinçsiz değil neyin ne olduğunun fazlası ile farkında. O nedenle ufacık yanlışlıklar bile eleştiri bombardımanına hedef olmaya yeterken bariz hataların affı mümkün olmuyor.

Son olarak dikkat ettiğim durum da, Vestel uluslar arası pazarlara açılmış durumda. Peki neden ortak bir slogan geliştirmek yerine yerel slogan oluşturuyorlar?. Teknolojinin türkçesi ile nasıl çıkacaklar uluslar arası pazara hem de Türkçe’ nin “T” sini küçük yazarak. Ya da somut bir örnekle açıklamak gerekirse “Impossible is nothing” dendiğinde İngilizce bilmeyenler bile Adidas’ı tanıyorlar.

Etiketler: , , ,

Güle Güle "GAS"...

İtalyan giyim markası “GAS”, Türkiye pazarından Eylül 2007 itibari ile tamamen çıkıyor.

Markaların tescil edilmesinin ne kadar önemli olduğunu vurguluyoruz. Buna rağmen hiç beklenmedik zamanlarda, beklenmedik markaların bu konuda mağdur duruma düşmesi beni şaşırtıyor. Bu sefer ki mağdurumuz, İtalyan “GAS” markası.

İtalyan GOROTTO SPA firmasının ürettiği GAS markası, tescilli marka olabilme yolculuğuna 1993’ de çıkmıştı. Fakat ne yazık ki firma tarafından 14 yıl önce ihracat haritasının iyi belirlenememesi, bugün GAS markasının Türkiye pazarından çıkarılmasına neden oldu.

İtalyan firma, Türkiye pazarı için 10 yıl beklemiş ve her hangi bir araştırma yapmaksızın tescilsiz olarak Türkiye' ye 2003’ de adım atmıştı. Giderek büyüyen satış hacmi ile Türkiye’nin birçok şehrinde mağazalar açılıyordu.

Ama bir gün herşey tersine döndü. Bundan tam 16 yıl önce, ŞIK KOT isimli bir Türk firması tarafından, aynı hizmet alanı için -birebir benzer- GAS markası tescil edilmişti.

Türk firma, kendi satışlarının önünü kıran İtalyan GAS markasının önüne geçmek için, firmaya ihtar gönderdi. Gönderilen bu ihtar çok da etkili olmamıştı.İtalyanların satışlarına devam etmelerı üzerine, ŞIK KOT firması dava yoluna gitti. 3,5 yıl süren dava sürecinin ardından yüzü gülen taraf ŞIK KOT oldu.

Dava sonucunda, İtalyan markanın Ağustos ayı sonuna kadar Türkiye’ den çıkması kararı alındı.

Çıkarılacak ders:
* Uluslararası markalar için ihracat haritası iyi belirlenmeli,
* Yeni bir pazara girilmeden önce marka araştırması yapılmalı,
* Tescil yada en kötü ihtimalle marka müracaatı olmadan yeni pazarlara çıkılmamalı...

Etiketler: , , , , ,